Kimya Alanında Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme
Kimya biliminin kendine has yenilikçi karakteri, yenilenebilir enerjinin yaygınlaşması açısından çözümcü çabaların merkezine yerleşmesini sağlıyor. Ancak genel çerçevede anti çevreci istenmeyen etkiler, kimya biliminin Ar-ge faaliyetlerinin getirdiği olumsuzluklar, sektörel mali kazımların öncelenmesi ile oluşan ve göz ardı edilmiş sorunlar, kullanılan materyallerin güvenirlik ve hatta sürdürebilirlik açısından müphem kalıyor olması, perspektif ve paradigma açısından bir değişikliği muhtaç kılıyor, esas soru nasıl ve teknolojik gelişimler bu değişimin neresinde olacak? Kimya bilimindeki gelişmeler, çevrecilik ve iklim krizine yönelik çözümcü yaklaşımlar da dahil, insanlığın yararına olduğu kadar insan sağlığına olan etkileri, canlı çeşitliliğine verdiği zarar, çevresel kirlilik ve iklim krizi açısından ciddi bir soru işareti oluşturmaktadır. Son yüzyılda ivme kazanarak günümüzde önemli bir köşetaşı haline gelen teknolojik gelişimler ve dijitalleşme kimya alanında da ciddi başarılara yol açarak, insanoğlunun uygarlaşmasına ciddi katkı sağlamaktadır.
Tüm sektörlere yönelik ve uluslararası standarlarla korunmaya çalışılan sürdürülebilirlik hedefleri kimya alanındaki organizasyonel değişimleri her zaman kapsamaktadır. Ham maddeler, iklim krizine çözüm olarak üretilen malzeme ve ürünler, moleküllerin yeniden kullanımı ya da yeni moleküllerin üretimindeki esaslar bu kapsamın belirli parçalarını oluşturmaktadır.
Sürdürülebilirliğe katkı sunacak kimyasal yenilik ve çözümler bulmak; kimya alanının kendine has kompleksliği göz önüne alındığında teknoloji ve dijitalleşme aracılı olarak: 1) Karmaşık sorunları ele almaya uygun teknoloji alt tabanlı karar destek araçlarının kullanımı, 2) Dijitalleşme ile ortaya çıkan yapay zeka gibi yeni araçların kullanılmasını gerekli kılıyor.
Kimya Endüstrisinin yapısal dönüşümü, mevcut iklim krizinin ve çevresel bozulmanın azaltılmasına yönelik düşük karbonlu yaklaşımları içerirken, insan ve çevre sağlığının güçlü biçimde korunmasını da kapsamak zorundadır. Dijitalleşme ve teknoloji odaklı olarak üretim süreçlerine yönelik Ar-ge ve yatırımlardaki ilerlemelerde verilerin şeffaflığı ve paylaşımı, gelişmiş makine öğrenmesi ve büyük veri uygulamaları yeni ve çözümün bir parçası olan altyapılardır. Ancak sürdürülebilirlik sorunu, sektörel çözümlere halen muhtaçtır. Kısmi ya da istisnai çabalardan ziyade global ve herkes tarafından kabul edilecek bir bilince ihtiyaç duymaktadır. Geleneksel kimya uygulamalarını ve sürdürülebilirliği değerlendiren uzmanlık alanlarını dijitalleşme teknolojilerindeki yeniliklerle birleştiren çözümlere olan ihtiyaçlar aciliyet gerektirmektedir. Münferit çabalar ya da sadece sayılı kuruluşların sağlaması imkansız olan bu çabalar, daha geniş çaplı yapısal değişikliklerin ve kurumsal işbirliklerin önemini gittikçe artırmaktadır.
Not: Bu yazı Fantke ve arkadaşları tarafından Chemistry isimli dergide 11 Kasım 2021 tarihinde yayınlanan “Transition to sustainable chemistry through digitalization” isimli makaledeki yaklaşımlar temel alınarak Uzm. Dr. Musa Şahin tarafından hazırlanmıştır.